Pandemi İle Gelen Eğitimde Fırsat Eşit(siz)liği

Güneş GÖKSU tarafından tarihinde yayınlandı

Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreterinin bir basın toplantısı düzenleyerek “pandemi” ilan etmesiyle dünya ülkeleri ile birlikte bizim ülkemizde de sosyal, ekonomik, toplumsal ve eğitim alanında birçok unsuru etkileyen yeni bir düzleme geçildi. Derdi eğitim olanlar olarak bizlerin ele alacağı konu ise bu yeni düzlemin eğitimde oluşturduğu fırsat eşitsizliği olacaktır. Öncelikle dünya pandemi tarihine kısaca bakarak, eğitimin ne derecede etkilendiği hususunu irdelemek, günümüz eğitim uygulamalarını gözden geçirmede yarar sağlayacaktır. Geçmişte yaşanmış büyük çaplı ve küresel salgınların tekrarı durumunda, insan psikolojisi benzer durumları yaşayan toplumların tecrübelerinden faydalanmak ister.

Dünya tarihinde bilinen ve en çok etkiye sahip salgın, 1918 yıllarından yani 1. Dünya Savaşı Döneminde yaşanmış ve dünya nüfusunun üçte birine bulaşmış olan yaklaşık 50 ile 100 milyon arasındaki kişinin ölümüne sebep olan salgındır. Bu salgın döneminde de okul kapatma uygulamaları olmuş ve bunun sonucunda belli bir süre okuldan uzak kalan öğrencilerin IQ değerlerindeki değişim incelenmiştir. Öğrencilerin okuldan uzak kalmasıyla birlikte gelişen bu durumun, okula başlamalarıyla birlikte kısa sürede ortadan kalktığı da gözlemlenmiştir. Günümüzde ise henüz bunu rasyonel anlamda ölçme gerçekleşmemiş ancak yaz tatili süresinde öğrencilerin okuldan uzak kalmasıyla oluşan öğrenme etkileri üzerindeki IQ değerlerinde değişikliğin söz konusu olduğu belirlenmiştir.

Okul kapatma, okuldan uzak kalmayı sağlayan uygulamaların çocukların IQ değerlerine etkisi bu denli ortadayken tabiki fırsat eşitsizliğinin de bu durumun üzerine tüy dikeceğini ya da dikmiş olduğunu rahatlıkla belirtebiliriz. Özellikle okulun sağlayacağı fırsatlardan yoksun kalan dezavantajlı çocuklar ve sosyo ekonomik yönden daha düşük durumda olan aileler için ağır maliyet oluştuğu aşikârdır. Örneğin pandemi öncesi dönemlerde yapılan araştırmalarda ülkemizin doğusundan batısına gidildikçe eğitimde fırsat eşitliğinde belirgin bir artış görülürken tam tersi rotada bariz bir düşüş görüldüğü tespit edilmiştir. Normal koşullarda bile bir ülkenin sınırları içerisinde bu kadar anlamlı bir farklılığın oluşması çok çarpıcı iken ki bunun mutlaka sebeplerinin de ayrıca irdelenip ele alınması gerekir, pandemi koşullarında bu farklılığın uçurum olduğunu zaman zaman TV’lerde haber programlarına konu olan içeriklerde görebiliyoruz. Örneğin, Hakkârili çocukların ahır damında uzaktan eğitim yoluyla derse katılma ve 2500 rakımlı tepeye çıkıp derse bağlanma çabaları bu içeriklerden sadece iki tanesini oluşturmaktadır. Tabiki eğitimde fırsat eşitsizliğinin birçok boyutu var ancak belki de en belirgin ve en etkili olanı ailelerin sosyo-ekonomik durumlarının ve eğitim düzeylerinin bu süreçte daha çok etkili olmasıdır. Sosyo-ekonomik durumu yüksek olan aileler çocuklarına her türlü dijital imkânı sağlayıp özel ders ve etüt gibi uygulamalarla destekleyerek akademik yetkinliği artırırken diğer taraftan dezavantajlı aileler bu imkânların yanından bile geçemiyor. Yine aynı şekilde eğitim düzeyi yüksek ebeveynler daha doğru zaman ve etkinlik planlaması yaparak çocukların bilişsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayıp verimliliklerini artırırken eğitim düzeyi düşük olan ebeveynler çocukları için maalesef aynı performansı gösterememektedir. Dolayısıyla dezavantajlı çocuklar zaten kesintili öğrenme ile bu süreci götürürken okulun sağlamış olduğu fırsatlardan da uzak kalmış olacaktırlar. Bu durumun, yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi çocukların IQ değerlerini olumsuz etkileyerek bilişsel becerilerine ket vururken aynı zamanda sosyal becerilerini de olumsuz etkiler.

Geçmişten günümüze pandemi şartları, eğitimde fırsat eşitsizliğini, gerek çocukların bilişsel becerilerine gerekse sosyal becerilerine olumsuz etkisiyle sağlamıştır. Eğitimde fırsat eşitsizliğini giderecek ya da fırsat eşitliğini geliştirecek sosyal ve eğitim politikalarının sıkı gözden geçirilmesi ve gerekli revizyonların yapılması, yaşanan ya da yaşanacak olan her türlü salgın, felaket ya da küresel çaplı eğitimi etkileyen olaylarda eşitsizliği minimal düzeye indirmek için elzemdir. Esasında yazının sonuna gelmişken kitabın ortasından demek istiyorum ki:

“Bütün çocuklar/Yokluk bilmesinler/Et, şeker, süt bulsunlar/Giyimli, tok ve rahat/Gitsinler okullara/Sınıflarını geçsinler./Büyükler biraz daha yorulsun/Onlar da büyüsünler/Onlar da mesut olsunlar/Geçti, kaç savaş ezikliği/Çocukları düşünsünler/ Çocuklar iyi gün görsünler.”
Behçet NECATİGİL

Kategoriler: Eğitim

0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir