Uzaktan Eğitimde Rehberlik

Psk. Dan. Gouljan DİNÇER tarafından tarihinde yayınlandı

Yıllarca Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okulların çeşitli kademelerinde görev yapmış bir rehber öğretmen/psikolojik danışman olarak son zamanlarda gözlemlediğim ve not ettiğim bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Pandemi sürecinde tüm öğretmenlerin çevrimiçi eğitimlere başladığı dönemde en çok belirsizlik yaşayan kitle rehber öğretmen/psikolojik danışmanlar oldu.

Neden mi dersiniz?

Aslında ne kadar basit değil mi? Size verilen bir saatte EBA üzerinden ilgili sınıflarla rehberlik etkinlikleri yapmanın ne zorluğu olabilir, değil mi?

Veli eğitimlerini düzenleyip kameranın önünde konuyu anlatıp işi bitirmek ne kadar zor olabilir?

Ancak bu iş o kadar da basit değil. Öncelikle işimizi neden ve nasıl yapıyoruz? Bu sorunun cevapları; “Yapmış olmak için.” mi yoksa “Hakkını vererek işimizi yapmak için.” mi?

İşin özü ve tabii ki benim kişisel düşüncem rehberlik çalışmaları çevrimiçi yapılacak çalışmalar değildir. Rehberlik demek canlı yüz yüze görüşmeler demek. Sınıflarda yaptığımız etkinliklerde öğrencinin ruhuna dokunmak demek, ağlayan öğrencinin yanında olmak, öfkeli çocuğu sakinleştirmek, öğretmen ile veli arasında bağ kurmak, özel ihtiyacı olan öğrencileri sağlıklı bir şekilde yönlendirebilmek, bahçede oynayan çocukları gözlemleyebilmek ve daha birçok şey…

Bunları çevrimiçi yapabilmek mümkün mü? Karşınızdaki kişinin kamerası kapalıyken hangi duygu durumu içinde olduğunu tahmin etmeniz mümkün mü? Çaresiz bir anneyi telefonda sakinleştirmeniz mümkün mü? Saatlerce yaptığınız telefon görüşmeleri sonuç veriyor mu? Online öğrenci görüşmelerinde karşıdakinin müsait olduğundan emin olabiliyor muyuz? Veya görüşme içeriğinin bir başkası tarafından dinlenilmediğinden? Online yaptığım bireysel etkinliklerin içeriğinin farklı yerlerde paylaşılmayacağına nasıl güvenebiliriz?

Psikolojik danışma boyutunun zaten bu tür ortamlarda yapılamayacağından bahsetmeme bile gerek yoktur diye düşünüyorum.

Kısacası işimiz gerçekten zor. Bir de işinizde profesyonel ve titizseniz daha da zor.

En son uygulamalara baktığımızda birçok ülkede okulların açık olduğunu görüyoruz. Gelecek nesillerin eğitimden mahrum bırakılmaması, onların akıl ve ruh sağlığının yerinde olması son derece önem arz etmektedir. Kaygısı olmayan çocukların kaygı yaşamaya başladıkları, ergenlerin teknoloji bağımlılığı düzeyinin artması, velilerin çaresizliği ve tükenmişliği ilerleyen zamanlarda nice sorunlarla karşılaşacağımızın habercisidir. Çocuk için en iyi ilaç akranıyla iletişimidir, ergenler için spor ve benzer aktivitelerin olması teknolojiden uzak kalması demektir, velinin normalleşmesi eski görev ve sorumluluklarına kavuşması ile mümkündür ancak.

Bu sebeplerden dolayı zorunlu tutulduğumuz izolasyon ortamında mümkün olduğu kadar ruh sağlığımızı korumak ve çocuklarımızı bu süreçten en az kayıpla çıkarmak en önemli vazifemizdir diye düşünüyorum.

Bu sürecin verimli geçmesi dileğiyle tüm meslektaşlarıma kolaylıklar diliyorum!…


0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir