Bir Tık Uzaktaki Tehlike: Siber Zorbalık

İlker GÖNEN tarafından tarihinde yayınlandı

Covid-19 salgınıyla beraber teknoloji yaşam alanımızda hiç olmadığı kadar yer almaya başladı. Bu durum teknolojinin kullanımı ile ilgili bazı soruları da beraberinde getirdi. Daha önce teknolojiyi kullanırken sadece komik videolar izleyen ve arkadaşlarının fotoğraflarını takip eden kullanıcılar uzaktan eğitimlere, video konferanslara katılmaya ve gündemi internetten takip etmeye başladılar. Daha önce bu konuda “Doğru Dijitalleşme” başlığı ile tavsiyelerde bulunmuştuk. Henüz okumamış olanların okumalarını tavsiye ederim.

Teknolojiyi kullanım konusundaki zorlukları yetişkinler daha zor aşsa da çocuklarımız bu sorunların üstesinden daha hızlı gelebiliyorlar. Ancak çocukların teknoloji kullanımında yaşayacakları güvenlik sorunları konusunda ebeveynlerin gerekli uyarıları yapabilmeleri ve tavsiyelerde bulunabilmeleri için genel olarak bu konulara hâkim olmaları gerekmektedir. Günümüzde bu sorunların başında da siber zorbalık bulunmaktadır. Bu nedenle bir yazı dizisi ile siber zorbalığa değineceğiz.

Öncelikle günümüzde dilden dile dolaşan “siber” kavramına bir göz atalım. Siber kelimesi İngilizce “cyber” kelimesinden uyarlanıp kullanılmaya başlanan bir kelime olup sibernetik kökeninden gelmektedir ve “bilgisayar ağlarına ait olan”, “internete ait olan”, “sanal gerçeklik” manalarına gelmektedir.

Şimdi gelelim siber zorbalık konusuna. Siber zorbalığın ne olduğuyla başlayalım. Siber zorbalık, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak bir birey ya da gruba yapılan teknik ya da ilişkisel tarzda zarar verme davranışlarıdır. Siber zorbalıkta hedef seçilen kişileri korkutmaya, kızdırmaya ya da utandırmaya yönelik olarak tekrarlanan bir davranış vardır. Sosyal medyada bir kişi hakkında yalanlar yaymak, kişiye incitici mesajlar ya da tehditler yollamak veya başka birinin kimliğiyle başkalarına kötü mesajlar göndermek siber zorbalığa örnek olarak gösterilebilir.

İnternet ortamında siber zorbalığı belirlemek için belirli bir kural yoktur. Ancak konu incelenerek siber zorbalık olup olmadığına karar verilebilir. Örneğin Türk milleti olarak şakacı bir milletiz. Şaka yapmayı da bize şaka yapılmasını da çoğumuz severiz. İnternet ortamında da kimi durumlarda “şakaydı şaka” ya da “sakın ciddiye alma” denilir ve gülüp geçilir. Buradaki sınır şaka olduğu şeyin sonuçlarına bakılarak belirlenebilir. Olay sonucunda kendinizi incinmiş hissediyorsanız ve başkalarının sizinle birlikte gülmek yerine size güldüğünü düşünüyorsanız o zaman şaka fazla ileri gitmiş demektir.  Söz konusu kişiye artık durmasını söyledikten sonra bile şaka devam ediyorsa ve bu konuda hala üzüntü duyuyorsanız yapılan iş zorbalık sayılabilir. Sizin yaptığınız şakalar için de aynı durumun geçerli olduğunu unutmayın lütfen.

İnternet ortamında siber zorbalığa maruz kalan bir birey bu zorbalıktan hiçbir şekilde kurtulamayacağını düşünebilir. Bu his zorbalığa maruz kalan bireyde kızgınlık, mahcubiyet, aptal yerine konma hissi, hatta öfke, utanç hissi ya da sevilen şeylere karşı ilgi kaybı, yorgunluk (uyuyamama) ya da karın ağrısı ve baş ağrısı gibi semptomlara yol açabilir. Siber zorbalığa maruz kalan bireyler zorbalıktan hiçbir şekilde kurtulamayacaklarını düşünseler de bunların aşılması ve bireylerin yeniden özgüvenlerine ve sağlıklarına kavuşmaları mümkündür.

Peki, bir ebeveyn olarak çocuğumuzun siber zorbalığa maruz kalıp kalmadığını nasıl anlarız? Bunun için birkaç soruya cevap arayabiliriz. Çocuğumuzun aile ilişkilerinde dikkate değer ve keskin şekilde değişiklikler var mı? Örneğin çocuğunuz aile ortamında sık sık sohbet ederken sohbeti kesiyorsa, önceden olmadığı kadar içine kapanık bir haldeyse bunun siber zorbalıktan kaynaklı olunabileceği düşünülebilir. Bir diğer soru bilgisayar ve/veya telefon kullanım alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik oldu mu? Örneğin kullanırken geriliyor ya da kaygılanıyorsa, kullanımdan sonra öfke tepkileri sergiliyorsa bunun siber zorbalıktan kaynaklı olunabileceği düşünülebilir. Bir diğer soru da gerçek hayata ayırdığı zamanı azaltıp sanal dünyaya kapanıyor mu? Örneğin gerçek hayata girmede isteksiz davranıyorsa bunun siber zorbalıktan kaynaklı olunabileceği düşünülebilir. Bunların bir kaçı ortaya çıkmışsa siber zorbalığa maruz kalabileceği düşüncesi ciddiye alınmalıdır. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki hiçbir değişiklik çocuğunuzun doğrudan siber zorbalığa maruz kaldığını göstermez.

Yazımızda siber zorbalığı genel anlamda incelemiş olduk. Bir sonraki yazımızda siber zorbalık eğilimine ve siber zorbalığın kaynaklarına değineceğiz.


0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir