Şimdi Ne Olacak?

Hüseyin Kadir YÜKSEL tarafından tarihinde yayınlandı

Bilindiği gibi COVİD-19 salgını nedeniyle okullarımıza ara verileli iki aydan fazla oldu. Cumhurbaşkanlığından ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ülkenin yavaş yavaş normalleşme sürecine gireceğini gösteriyor. Açıklamalar normalleşme yönünde fakat insanımız, okullarımız ve eğitim camiası acaba normalleşmeye hazır mı?

Biz normalleşme adımlarından eğitim için atılanlar üzerinde duralım ve onlar hakkında konuşalım biraz. Hatta bu yazımda kendi fikirlerimi daha önceki yazılarımda yaptığımdan daha farklı bir şekilde biraz net ortaya koyayım. Neden mi dersiniz? Çünkü son bir aydır baya gözlem yapma fırsatım oldu ve bu gözlemlerimi birilerine anlatmam lazım. Malum burası derdi eğitim olanların buluşma noktası.

Topluma eğitim alanında açıklanan ilk normalleşme hareketi merkezi sınav tarihlerinin açıklanması. Bakın ne kadar ilginç bir toplum olduğumuzun da bir kanıtı bu. Dünya salgınla uğraşıyor, bütün toplumların tek derdi var aşıyı bulmak ama bizim derdimiz ne? Merkezi sınavları yapmak. Sizce de garip değil mi? Ne var yani bu yıl öğrenciler bulundukları sınıf düzeyini tekrar okusalar? Yani şoför jargonu ile ne var bu yılı boşa atıp geçirsek? Çocuklarımız ne kaybeder? Bu nokta da yine bizlere mahsus bir cümle yazmadan geçemeyeceğim “Çocukların daha askerlikleri var.”. Neden bu acelemiz? Acaba uzaktan eğitimle yaptığımız derslerin niteliğine mi güvenmiyoruz? Ya da tam tersi uzaktan eğitimle yaptığımız derslerin niteliğine çok mu güveniyoruz da hemen sınavları yapmanın peşine düşüyoruz? Bence yürüttüğümüz uzaktan eğitim faaliyetlerinin niteliğine hiç güvenmiyoruz. Bu yüzden merkezi sınavlarda sadece ilk dönemin kazanımlarından sorular soracağımızı açıklıyoruz. Ben burada ilginç bir noktadan bahsetmek istiyorum. Sayın veliler ve yetkililer lütfen paniklemeyin. Çünkü uzaktan eğitim yüz yüze eğitimden daha kötü değil! Şimdi bana kızanlar olacak tabii, bende onlara bir soru sorayım. Yüz yüze eğitim ile dünyada kaçıncı sıradaydık sizce şimdi kaçıncı sıradayız?

Okuyucuya sorduğum soruyu kendime de sordum. Kendime verdiğim cevap neticesinde bu kadar aceleye getirecek hiçbir şeyin olmadığını düşünüyorum. Şöyle düşünün. Bir yarışta sıralamanın yapılabilmesi için yarışın başlaması ve yarışçıların bitiş noktasına göre hareket etmesi gerekiyor. Çünkü sıralamayı yarışın bitiş çizgisine göre yapmanız mümkün. Sizce bizim şuan içinde bulunduğumuz bir yarış var mı? Bence yok. Dünya yarışa başlamadı. Yani kimseden geri kalmış durumda falan değiliz. Şunu bir an evvel anlamamız lazım; tüm dünya yaklaşık olarak 4 aydır hayatı boşa almış durumda. Herkesin tek derdi bu salgın hastalığı bir an önce sonlandırmak. Hastalığı sonlandırdıktan sonra da ekonomiyi düzeltmek. Peki, biz neden sıralama yapmanın peşindeyiz? Millet olarak neden bu kadar tez canlı hareket ediyoruz?

Bu kadar düşünme ve beyin egzersizi yeter. Başlığımıza dönelim ve “Şimdi ne olacak?” sorusuna cevap arayalım. Sonunu düşünen kahraman olamaz sözünü düstur edinip hareket mi edeceğiz yoksa tarihteki kahramanların planlı insanlar olduğu gerçeğine dayanarak kırk düşünüp bir adım mı atacağız? Bu sorunun cevabı geleceğimizi şekillendirecek. Karar sizin…


0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir