Eğitim nedir? “Cevap veriyorum: A şıkkı.”

Hüseyin Kadir YÜKSEL tarafından tarihinde yayınlandı

Yazımızın başlığına bakarak “Ne demek şimdi bu?” dediğinizi duyar gibiyim. Kısaca şöyle söyleyeyim o zaman: ülkemizdeki eğitimin tanımıdır bu.

TDK’de eğitimin tanımı çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye olarak geçmektedir. Literatürde ise eğitim, bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçler olarak tanımlanır. Fakat en genel haliyle eğitim bireyde istendik davranış değişikliği meydana getirme işidir.  Tüm bu tanımlara bakıldığında eğitimin bireylerin davranışları ile ilgilendiğini söyleyebiliriz.

Türkiye’de eğitim ile ilgilenen bakanlığın adı da Millî Eğitim Bakanlığı olarak geçer. Bu isimden de anlaşılacağı gibi bakanlığımızın kuruluş amacı Türk evlatlarının eğitilmeleridir. Milli bilinç, şuur ve vatan sevgisi ile çalışkan, saygılı ve duyarlı bireyler yetiştirmek. Bu noktada köy enstitülerinin kapanışı bir milat olarak kabul edilebilir. Neden mi köy enstitüleri? Çünkü köy enstitülerinde sadece öğretmenlik bilgisine sahip bireyler yetiştirilmiyordu. Yalnız başına bir köye gittiğinde köylüye her konuda yardımcı olabilecek, yaşam becerilerinin neredeyse tamamına sahip bireyler yetiştiriliyordu. Şimdi “Ama köy enstitülerinin siyasi bir oluşumu vardı!” dediğinizi duyar gibiyim. Ben siyasi hiçbir şeyle ilgilenmiyorum. İçeriğine ve eğitim anlayışına bakıyorum. Çünkü sitemizin başlığında da belirttiğimiz gibi bizim tek derdimiz eğitim.

Köy enstitülerinin eğitim sistemi şu an üstün yetenekli bireylerin eğitimleri için uygulanmaya çalışılıyor. Müfredat zenginleştirme ve farklılaştırma çalışmaları yapılmaya çalışılıyor. Bunlar da tam anlamıyla gerçekleşemiyor, çünkü fiziki yapılar veya teknik elemanların yetersizliği müfredatın güncellenmesine izin vermiyor. Bu denli bir eğitimi yapamıyoruz anlayacağınız. Hâl böyle olunca da dostlar işte görsün diyerek öğretime odaklanıyoruz. Artık tek derdimiz sınavlardan yüksek notlar alan, girdiği tüm bursluluk sınavlarını kazanan, kısacası sonu “SINAVI” ile biten bütün uygulamalarda başarılı olan bireyler yetiştirmek. Toplum için artık önemli olan tek şey üniversiteyi en iyi derecelerle bitiren çocuklara sahip olmak. Elektrik elektronik mühendisi olsun, varsın ampul değiştiremesin, ne önemi var? Maaşı iyi olsun ama ev geçindirme becerisine sahip olmasın. Çocuklarımız ileri düzey matematik problemlerini çözsün ama günlük hayatta karşılaştığı en basit problemi çözemesin. İşte bu kadar acı ama gerçek, şu an ki önceliklerimiz.

Yukarıda belirttiğim tüm bu sebeplerden yola çıkarak ve çok üzülerek “Nedir eğitim?” sorusuna cevap veriyorum! “A şıkkı!”


1 yorum

ŞEYMA KILIÇ · Mayıs 9, 2020 14:41 tarihinde

Öğretmenim yazdığınız makaleyi çok beğendim .

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir