Başarılı Olmak İçin Zekâ mı, Yetenek mi, Çalışkanlık mı, Motivasyon mu Gereklidir?

Hüseyin Kadir YÜKSEL tarafından tarihinde yayınlandı

Başlığı okuduğunuzda içinizden “Ne kadar da saçma bir soru.” diye geçirebilirsiniz. Hatta “Bu da ne şimdi? Yalnızlıktan mı yoksa yalnız kalmaktan mı korkarsınız, sorusu ile aynı.” diyebilirsiniz. Kendinizce haklıda olabilirsiniz ama bu durum yalnızlık sorusu gibi bir paradoks değil. Başarı için bir insanda bu kavramlardan hangisinin veya hangilerinin olması gerektiği gerçekten ele alınması gereken, hatta üzerine tartışılması gereken bir konu.

Bu kavramlardan hangilerinin başarı için gerekli olduğuna tanımlarından yola çıkarak karar vermeye çalışalım. TDK’ya göre zekâ; insanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı anlamına gelmekte. Yetenek; bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet anlamına gelmekte. Çalışkanlık; gayretli olma, çalışmayı sevme anlamına gelmekte ve motivasyonda isteklendirme, güdüleme anlamına gelmektedir. Kavramların tanımları incelendiğinde hepsinin birbiri ile iç içe olduğu görülmektedir. Yani tanımlardan yola çıktığımızda bir bireyin başarılı olabilmesi için ortalama düzeyde bir zekâya, yeteneğe, çalışma azmine ve motivasyona ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz. Peki gerçekten böyle mi? Yani başarılı olmak için gerçekten belirttiğimiz bu özelliklerin tamamının bir insan da olması gerekiyor mu? Birkaç örnek üzerinden karar vermeye çalışalım.

Aynı yaşta, aynı okulda eğitim alan, aynı gelir düzeyine sahip ailelerde büyümüş, aynı eğitim düzeyinde ebeveynlere sahip iki birey düşünelim. İki bireyi de aynı seviye belirleme sınavına alalım. İlk birey daha sınava başlamadan; “Ben bu sınavdan yeterli bir puan alamazsam seviyesiz mi olacağım?” diye bir soru yöneltirse bu birey için nasıl bir değerlendirmede bulunacağız? Aaaaaa! Ne kadar ukala bir çocuk mu diyeceğiz yoksa ne kadar zeki bir çocuk mu diyeceğiz? Sizce hangisi? Bu bireyde akıl yürütme ve sonuç çıkarma becerisinin olduğunu görüyoruz. Tanımlara baktığımızda bu birey için zeki ifadesini kullanmamız gerekecek değil mi? Bence de bu soruyu soran birey zeki bir birey ama bu durum soruyu soran bireyin diğer bireyden daha zeki olduğu şeklinde değerlendirilemez elbette. Öyleyse örneğimizi biraz daha eşit özellikler üzerinden genişletelim. Bu iki bireyin zekâ puanları ve hedefleri de eşit olsun. Bu şartlar altında iki bireyin girdikleri seviye belirleme sınavından aldıkları puanlara baktığımızda iki birey arasında belirgin bir fark ortaya çıkarsa; bireyler hakkında nasıl bir değerlendirme yapacağız? “Fazla puan alan birey daha zekidir bu yüzden başarılıdır.”, “Daha çalışkan o yüzden başarılıdır.”, “Daha fazla soru çözme yeteneğine sahip o yüzden başarılıdır.” yoksa “Daha fazla motivasyona sahip o yüzden başarılıdır.” mı diyeceğiz? Yoksa bu özelliklerin hepsinin yüksek puan alan öğrencide olduğunu söyleyerek bu bireyi daha başarılı mı ilan edeceğiz? Biraz kafanızın karıştığını söylesem haksız sayılmam sanırım…

Daha belirgin ve gerçek hayata dönük durumlardan bir örnek vererek örneğimizi yenileyelim ve bir karara varmaya çalışalım. Yine yukarıda belirttiğimiz özelliklerde iki bireyimiz olsun ve üniversite sınavına girmiş olsunlar. Sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından bireylerden biri mühendislik fakültesinin en düşük puanlı bölümünü diğeri ise eğitim fakültesinin en düşük puanlı bölümünü kazanmış olsun. Şimdi hangisine başarılı diyeceğiz? Hangi ölçüte göre karar vereceğiz? Sınav puanlarına bakalım ona göre karar verelim diye seslendiğinizi duyabiliyorum. Peki sınav puanlarına göre baktığımızda mühendislik fakültesini kazanan bireyin daha başarılı olduğu kanaatine varmamız gerekiyor değil mi? İşte tam bu noktada fikrinizi değiştirecek bir ölçütten bahsetmek istiyorum. Amacı tıp fakültesi kazanmak olan birey mühendislik fakültesine, amacı eğitim fakültesinin en düşük puanlı bölümüne yerleşmek olan birey amacına uyan fakülteye yerleştiyse başarılı gördüğümüz kişi değişecektir. Elbette, mühendislik fakültesine yerleşen birey, konumundan kaynaklı olarak diğer bireyi kendinden daha başarısız görebilir. Bu tamamen amacına ulaşamamış bir bireyin kendi egosunu tatmin etme çabasından başka bir şey değildir. Dışarıdan bakan bir göz şüphesiz farklı düşünecektir. İşte tam bu dışarıdan bakan gözlerin penceresinden bakarak başarı için olması gereken niteliklere karar verilmesi gerektiğine inanıyorum.

Başarılı olmak için elbette ortalama düzeyde bir zekâya sahip olmak gerekir. Bence başarı için olması gereken ön koşullardan ilki zekâdır. Fakat tek başına asla yetmeyecektir. Zekânın tamamlayanının kesinlikle yüksek motivasyon olması gerekir. Bakın dikkat ediniz ortalama değil yüksek düzeyde motivasyon… Çünkü motivasyonu olmayan birey şoförsüz ve rotasız bir arabaya benzer. Ne yöne gideceği belli olmadan her an kaza yapma riski ile yol almaya çalışan bir arabaya. Motivasyonu yüksek ve ortalamanın üstünde olan bir birey amacına ulaşmak için ne kadar çalışması gerektiğini ve hangi alanlarda yeteneğini geliştirmesi gerektiğini bilir. “İşte sende hepsinden biraz olmalı diyorsun.” dediğinizi duyar gibiyim. Fakat hepsinden olmalı demiyorum. Sadece ortalama düzey bir zekâ ve yüksek düzeyde motivasyonun olması gerektiğini söylüyorum.

Çevremde gördüğüm insanlardan bazılarının hedefleri olmadan çok çalışmalarına rağmen başarı duygusunu yaşayamadıklarını, bazılarının ise hiç çalışmadan amaçları doğrultusunda sadece yapmaları gerekenleri yaparak hedeflerine ulaştıklarını gördüğümde bu iki özelliğin başarı kavramının oluşmasında yeterli olacağını düşünüyorum ve yazımı Nelson MANDELA’nın yüksek motivasyon ve başarı odaklı şu müthiş sözü ile bitirmek istiyorum;

“Asla kaybetmem. Ya kazanırım ya da öğrenirim.”


0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir